9 Mart 2012 Cuma

90+3..

Vefasızlıktan derinlemesine bir ara pas alan sahtelik kadar yetenekli arkadaşlar var aramızda. Son dakikada yediğimiz gollerden belli...

                                                                                                                      09.03.2012
                                                                                                                         İzmir

6 Şubat 2012 Pazartesi

zaman gösterecek...



Uzun uzun yazamıyorum artık ve eskisi kadar esnek değil kelimeleri üreten gri hücrelerim. Şu dört beş cümle için iki koca bardak Jack içmeme ne demeli onuda bilmiyorum. Aa bir cümlem var sanırım! "Hiç alıkoyulamayacak bir kaleymişim gibi hissederken kendimi, zemini yalayan yüzümün düşmelere aşikâr olacağını bilemezdim". Çok güzel öğrettin...

29 Ocak 2012 Pazar

hayat...


sene 2001, Denizli'de küçük bir oda tiyatrosundayım, toplasan 30 kişi var, yok... sahnede Mor ve Ötesi...
yeni albümlerini tanıtıyorlar...ve o güzel albümün en güzel parçası; hayat...

25 Ocak 2012 Çarşamba

Savaş Baltalarını Gömelim...

Yıllarca çığırtkanlık yaparak karşıladık ülkemize karşı yapılmış ve bizim pek de sevmediğimiz konuları. Fransa senatosunun onayladığı (ki onaylanacağı çok aşikardı) Ermeni Soykırımını yok sayanlara cezai yaptırım uygulanmasına yönelik yasa Sarkozy açısından tam bir zafer oldu. Hem Ermeni kesimin oyunu güvence altına alırken hem de Türkiye karşıtı sağ görüşlü (biz buna kısaca Türkiye’yi AB de görmek istemeyenler diyebiliriz) kitleninde sempatisini kazanmış oldu. Peki Türk halkı olarak biz ne yapmalıyız konusuna gelirsek; İlk önce halkımız savaş baltalarını gömerek işe başlayabilir. Yıllarca en tepedeki kişlerden yerel yönetimlerdeki en küçük yapılara kadar herkesin ağızlarını açıp gözlerini yumduklarını görmeye alışmıştık. Havada 50 tane tehtitkar cümle uçuşur, iptal edilmeyen ihale kalmaz, boykotlanmamış ürün kalmaz, siyah çelenk bırakılmamış konsolosluk ya da elçilik bırakılmazdı. Sanırım yıllar bizi yavaş yavaş akıllandırıyor. İlk defa sessizlik hakim ve bence bu durum yasa onaylanır onaylanmaz RTE’ın konuşmasına kitlenen Fransız siyasetçilerini oldukça rahatsız etti. O alıştıkları çığırkanlığımızı görmeyince içten bir telaş olmadı desek yalan olur. Devir ekonomi devri ve akıllı bir dış politikayla sözlerin, bağrışmaların yerini anlamlı adımlar atıp alışılagelmiş Türkiye çizgisinde olmadığımızı şu süreçte özellikle Avrupa’ya anlatabilmemiz lazım. Zaten 60 yıldır devam eden Avrupa serüvenimizin bir türlü sona ulaşamamasının  tek sebebi kendimizi bir türlü anlatamamamız ve siz bize böyle yaparsanız bizde çantamızı alıp masadan kalkıp gideriz yaklaşımıydı. Unutulmaması gereken en önemli şey “koşullar” ortaya koyulacak reaksiyonların en önemli etken maddesidir. Lozan da masadan kaltığımızdaki koşullarla günümüz dünyasındaki koşulları aynı kefede değerlendirmeyen zihniyetler ve yönetimler Türkiye’ye birşeyler kazandıracaktır. Bu aşamada her bir bireye önemli görevler düşmektedir. Facebook’ta, Twitter’da Fransızlar şöyle yalancı, bunlar kendi geçmişlerine baksınlar vb. paylaşımları bir kenera bırakıp daha fazla okuyup, bunları etrafımızdaki konuya hakim olmayan kişilere aktarma zamanı...

16 Ocak 2012 Pazartesi

yerin adı: "bırak"


Çocukluğumda sessiz bir yolcusu olduğumu anladığım zaman bu dünyanın, bir klavyenin arızalı seslerinden olmaya karar vermiştim. Kimseyi ortadan ikiye ayırıp acıtmadan yürüyüp geçerim diyordum yanı başlarından. Öyle sessiz oluyordum ki gölgem kendi sessizliğini benim yanımda fırtına sanıyordu. Hamurum ne kadar ince açıldıysa artık içimi dışımı görmek çok kolaydı. Delip geçmekte… Ve bir çocuk sessiz bir yolcu olduğunu anlamışsa bu hayatta, yüzündeki tebessüm onu hemen ele vermeli bence. Sessiz ve güzel bir yolcu..kimsenin kalbini kırmadan…

15 Ocak 2012 Pazar

C.U.T.E. / Shoulders


bir parçanın ismi "shoulders" olduğunda kendisini ancak bu kadar güzel dillendirebilirdi :)

8 Ocak 2012 Pazar

libella swing by parov stelar

:)
bazen hiçbir şey yazmaya gerek kalmaz. sessizliğin en anlam verici yanı ortaya çıkar. birden hayattaki en anlamlı ve etkili cevaba dönüşür sözlerin ortadan yok oluşu...hediye ediyorum o zaman bunu sana...